Partili cumhurbaşkanı
Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

Bugün

Partili cumhurbaşkanı

14 Mayıs 2016 - 08:58 - Güncelleme: 14 Mayıs 2016 - 16:35

AK Parti bir “sürpriz hamle” yaptı. Grup Başkanvekili Canikli “Anayasa’daki -seçilen cumhurbaş-kanının partisiyle ilişkisi kesilir - yolundaki hükmün çıkarılmasını Meclis’e getireceğiz” dedi.Bunun “tercüme-i hali” şöyle:“Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti’nin de genel başkanı olabilecek. Böylece milletvekili adaylarının tespitinden hangi sıralara konulacağına, parti organlarına -fiilen- dikte etmeye, teşkilatları görevden almaya ve yenilerini atamaya (bu yetkiyi tekrar alarak), gerekli görürse AK Parti büyük kongresini toplamaya uzanan bütün gücü elinde tutacaktır.”Ve...Yanı sıra...Aynı zamanda Cumhurbaşkanı da olduğu için -AK Parti Meclis’te çoğunluğu sürdürüyorsa- partiden uygun gördüğü bir ismi hükümeti kurmakla görevlendirmeye...Dahası...Şartları oluştuğunda Türkiye’yi “genel seçimlere” de götürmeye muktedir olacaktır.Yani hem AK Parti’yi büyük kongreye, hem Türkiye’yi genel seçime götürme kararı Erdoğan’ın iradesine bırakılacak.Tabii...Haziranda Meclis’e getirilmesi öngörülen bu “Anayasa’dan tek bir cümlenin çıkarılması” için 367 “kabul oyu” çıkarsa...............................Cumhuriyet tarihinde “Cumhurbaşkanının partili olması” yeni değil.Demokrasiye geçildikten sonra da Cumhurbaşkanı Celal Bayar, DP ‘nin (Demokrat Parti) “D” ve “P” harflerinden oluşan sapıyla ünlü bir baston kullanırdı.


Ancak...DP’nin direksiyonu Başbakan Adnan Menderes’teydi.Öyle “düşük profilli başbakan” falan değil. Partinin “üstün gücü” tartışılmaz lideriydi.Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan ve Prof. Fuat Köprülü’yle birlikte DP’nin 4 kurucusundan biriydi.Köprülü tasfiye oldu. Koraltan’a Meclis Başkanlığı verildi. Gerçi heybetli vücudu nedeniyle de olmalı, “yeri göğü sarsan, Koraltan’dır Koraltan” kara mizahı yapılırdı.Ama...DP’nin 3 kuvvetli isminden biri olduğuna “ima” da vardı.Menderes zorlu sorunlarla karşılaştığında Celal Bayar’a danışmak için Çankaya Köşkü’ne çıkardı ama son karar, son söz kendisine aitti.


Herhalde...Sadece “AK Parti mensubu olmakla” yetinmeyip, partinin “genel başkanlığını” da üstlenmesi halinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Celal Bayar -Adnan Menderes modelini seçeceğini” sanabileceklerin sayısı “bir elin parmaklarını” bile geçmez.Erdoğan başbakanını Beştepe’de çizilen rotada görev yapacak bir “koordinatör” gibi dizayn eder.Diğer bakanların bir “tık” üstü.“Eşitler arasında birinci” konumu.............................Buna yakın bir düzenlemeye örnek Fransa’dır.Yürütmenin hem hukuki hem fiili başı cumhurbaşkanıdır Fransa’da.Başbakan onun tasarrufuna bırakılmıştır.


Türkiye’de kaç kişi Fransa Başbakanı’nın adını bilir?Fransa’yı yöneten de, temsil eden de Cumhurbaşkanı Hollande’dır.Ondan önce de Sarkozy...Fransa da sistemin adı “yarı başkanlık.”.............................Anayasa’da bu tek cümlenin çıkarılmasıyla yapılması öngörülen değişiklik, Meclis’ten geçer mi? (Belki zorunlu birkaç madde de buna eklenebilir.)O ayrı bir yazı konusu...Ve...Böyle tek bir cümleye çizik atmakla, “parlamenter sistemden” devletin anayasal mimarisini değiştirerek “yarı başkanlık sistemine” geçilebilir mi?Meclis’ten bu anayasa değişikliği geçer de yürürlüğe girerse Beştepe’ye “başkanlık sisteminden” de daha büyük yetkiler verilmiş olmaz mı?Bütün bunlar tartışılacak elbette.

Bu yazı 1217 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum